Karanlıkların arkasında saklananlarmış cesurlar,
İtirazımız yok burda gergindir sobalı kışlar.
Sesleri sokakta yankılananların korkusu kadardır
Korkularımız bilinçsiz bireylerce yargılanır.
.
Yargılanır lakin göğüsleri parçalanmaz,
Kargılar elimizdeyken, savunmasız zihinlerimiz.
Safi kötüdür onlar, trajiktir toplumda;
Trajikomedilerle eğlendik kahkaha gazlarıyla.
.
Gökyüzü delinirken, rastlayamazsın merhamete.
Esaretten kefaret istemeyenler tam içimizde.
Küçük yaşta, kibir ve nefretle dolmuştum alt kesimde.
Sessiz cenazeler kaplıyodu günlerimi, olacak elbette.
.
Kafamı yastığa gömerdim ve durmadan ağlardım.
Empoze edildiğim ortamlarda kalmaz, taşardım.
Dış kümeydim, okuduğum lisem alt kümelerle doluydu.
Sönmüş küllerden uzak parmaklarım yanık doluydu.
.
Yaktım ateşi ama onlar epey fazla.
Hakikati gösteremezdim aramayanlara,
Kaldıramazdım uyumayan bilinçleri.
İşte ondan, ellerim temizdi ama kalbim kaba.
.
Kaybolmuştum maskeli yüzlerin arasında.
Aramaya mahkumların arasındaki özgür bilinç:
Kaybolan mıydım yoksa arayan mı önemsiz.
Ateşten gömleği geçirmiştim, tek başıma, sensiz...
.
Kuşlar cıvıldıyodu ama biz suskunduk.
Kulsuz bi tanrının hayal kırıklığı...
Keşke anlasaydım beni bıraktığında,
Kurak kalbimin çöllerindeki son umut çiçeği.
.
Belki anlamsız sana, kalpsizsin ne de olsa;
Yunus hayran bana, umudumu kesmezdim sana.
Üzeyir kalbim sensiz, uyanır gönlüm kedersiz.
Fani hayatım değersiz, ölüyüm; bedenim kefensiz..